Çoğu anne ve baba “Çocuğum kitap okumuyor, ne yapabilirim?”, “ Siz kitap okuması yönünde konuşabilir misiniz?” ya da “Kitap okuma ödevi verir misiniz?” diye bana danışırlar. 

Bu yazımda kitap okumayla ilgili yanlış davranışları ve çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırmak ile ilgili birkaç öneri paylaşacağım. 

Kitap okumanın önemiyle ilgili herkesin bir fikri vardır. Tüm aileler ve öğretmenler bas bas bağırır “Çocuklar lütfen okuyun!” diye.

Çocuklar anne babalarını örnek alırlar. Siz kitap okuyor musunuz?

Yetişkinler gün içinde yoğundur, yapılacak işler vardır. Elbette bitmesi gereken işler her zaman var. Ama çocuklar evde anne babalarından ne görüyorsa önceliklerini ona göre düzenlerler. 

Siz kitaplara, kitap okumaya ne kadar değer verirseniz ve bu değeri gösterirseniz, onlar da o kadar değer verecektir.

Kitap okumayı boş zamanı değerlendirme aktivitesi olarak görür ve hiç vakit ayıramazsanız, çocuklar da “kitap okumaya benim vaktim yok, ödevlerim var.” der. Kitaplar bizim hayatımızda tıpkı su içmek, uyumak, evi temiz tutmak, arabayı kullanmak gibi hayatımızın vazgeçemediğimiz öğelerinden biridir. Öyle olursa “faydalı” ve anlamlı olacaktır. 

Kitap okumayı günümüzün/ hayatımızın vazgeçilmez bir öğesi haline getirdiğimiz zaman çocuklar da bunun önemini anlayacaktır. 

Şimdi gelelim asıl meseleye…

Çocuklar Neden Kitap Okumuyor?

  1. Çocuklara kitap okumak zorunlu tutulduğundan…
  2. Çocuk istenmeyen bir davranışı yaptığında ceza olarak kitap okuma görevi verildiği için de olabilir. Çocuk haklı olarak kitap okumayı ceza davranışı olarak görüyor. Biliyorsunuz ki ceza hiçbir zaman sevilmez.
  3. Çocuğun okumak istemediği ya da kendisinin seçmediği kitaplar zorunlu olarak okutulduğu için. 
  4. Küçük yaşlardan itibaren çocuklar kitaplarla tanışmadığı için.
  5. Aile üyelerinden hiç kimse kitap okumadığı için.
  6. Eve hiç kitap alınmadığı için.

Yukarıda saydığım nedenlerin bir tanesi bile çocuklarla kitaplar arasında bağ kurmayı zorlaştırabilir. Ve çocuk ömür boyu kitap okumayı zorunlu bir ödev olarak algılayabilir. Kitapları sevemez.

Çocukların kitapları ve okumayı sevmesi…

Biliyorsunuz ki her şey bir şeyi sevmekle başlar. Eğer bir işi sevgiyle yapmıyorsanız sürekli olarak devam ettiremezsiniz. Kitap okumak da böyledir, önce kitapları sevmekten geçiyor. 

Onların büyülü dünyasına girdiğiniz zaman eğer sevginiz de varsa bir daha çıkmak istemezsiniz. 

Büyülü dünya derken kitapların türlerinden bahsetmiyorum. Hangi tür kitaplar olursa olsun bizi kendisine çeken, sevdiren, meraklandıran, daha çok okuma isteği uyandıran o isteğe büyülü dünya diyorum. Hele çocuklar bu büyülü dünyanın tadına varınca kitaplarla inanılmaz bir bağ kurarlar. 

Kitaplarla bağ kurmak çok önemli

Çocuğumun kitap okumasını istiyorum diyorsanız size birkaç önerim olacak;

  1. Çocuğunuz okuyacağı kitabı kendisi seçsin.

Çocuğunuzun seçtiği kitaplar sizin için anlamlı olmayabilir. Bu önemli değil. Eğer okuma kültürü edinmemiş bir çocuktan bahsediyorsak öncelik çocuğun kitapla bağ kurması, kitaba kendini yakın hissetmesi. Bu kitabın kapağıyla kuracağı bir yakınlık olabilir, kitabın adı, rengi, sayfa sayısı olabilir. Bu tür görsel öğelere ilgi duyup kitabı almak isteyebilir. Siz bu aşamada çok müdahaleci olmayın. Bırakın ona yakın gelen kitabı alsın. Kitaba dokunsun, sayfalarını karıştırsın, içindeki resimlere baksın. Yeter ki kitaba yakın olsun.

  1. Okuma saati belirleyin.

Günün belli bir saatinde, örneğin akşam yemeğinden sonra yarım saat, ailecek kitap okuyun. Kitap okuma saatiniz olsun. O saatte herkes telefonlarını sessize alsın. Televizyon, bilgisayar vs gibi teknolojik aletleri kapatın. Belki bir kek yapın, mis gibi koksun, yanına çay demleyin herkes bir koltuğa geçsin ve kitabını okusun. Bunu bir ritüel gibi yaparsanız çocuğunuzda heyecan uyandırırsınız. Bu ailecek yapabileceğiniz en güzel etkinliklerden biri olabilir. 

  1. Okuduklarınız üzerine sohbet edin. Birbirinizin hayal dünyasına konuk olun.

Birlikte okuduğunuz zamanın sonrasında çayınızı içerken okuduğunuz kitaptan birbirinize bölümler, pasajlar paylaşın. Kitaplarınız hakkında sohbet edin. Bu sayede çocuğunuzun sorgulama, analiz etme ve yaratıcı yönlerini geliştirirsiniz. En önemlisi okuduğunu anlama, yorumlama ve ifade etme yönü güçlenir. 

  1. Evde kütüphane oluşturun.

Aldığınız kitaplardan salonun en güzel köşesine bir kütüphane oluşturun. Bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çoğu evde salonun en güzel duvarında TV üniteleri, vitrinler var. Her zaman televizyon da açık olur ve çocuklar illaki izler. Oysa orada bir kitaplık olsa, birlikte aldığınız, okuduğunuz, daha sonra okumak için aldığınız kitapları oraya dizseniz ne güzel olur. Her zaman onları görseniz. Çocukların algısını kitaplara yöneltmiş olursunuz. Gidip gelip oradan bir iki kitap karıştırsalar inanın her şey değişir. 

  1. Çocukları farklı türden kitaplarla tanıştırın.

Çocuklar aradığı türden kitabı bulamadığı için de onlardan uzak durur. Çünkü merakının ne olduğunu da bilemezler. Bunun için macera, korku, edebi, fantastik, çizgi roman gibi birçok türde kitaba göz atmakta fayda var. Tek bir türde kalmak da doğru değil belki birden fazla türe ilgisi olacaktır. Bunu denemeden bilemez. 

  1. Çocuğunuzun “Kitap defteri” olsun.

Çocuğunuz okuduğu kitapların ardından kitapla ilgili düşüncelerini yazabilir. Belki kitabın sonunu değiştirmek ister belki kitabın yazarı olsaydı olayların gidişatı başka olacaktı. Bunları bir deftere kaydetmek belki iyi fikir olabilir. Belki kitabın kapağını kendi tasarlamak ister yeniden. Çizimler yapar. Ya da kitaptan etkilenip kendi öyküsünü yazar. Bunların hepsi kitapların dünyasına girmek, onunla bağ kurmaktır. Bağlantıda kalıp ona ait hissetmektir. 

Yazı yazmayı henüz öğrenmemiş çocuğunuza okuduğunuz masalları ya da kısa öykülerin resimlerini çizmelerini isteyebilirsiniz. Öyle muhteşem şeyler değil, basit aklında o öyküden kalanlardan… Tabii bunun için çocuklarınızı zorlamayın. Siz bir fikir olarak onlara önerebilirsiniz.

  1. Çocuğunuza bilgisayar oyunlarının alternatifi olarak kitap okumayı şart olarak koymayın.

Anne babaların çoğu çocukların bilgisayar ya da telefonda fazla oyun oynadıklarından şikayetçi. Bunun yerine kitap okumayı tercih etseler ne güzel olur diye düşünüyorlar. Maalesef öyle olmuyor, olması da zor zaten. Bunu kabullenmek gerek.

Oyunlar çocuklar için ilgi çekici, birbiri ardına devam eden olaylar var ve onu çözmeye çalışıyorlar. Ayrıca oyunlar zamana bağlı. Oyunlar çocukları nasıl aktif ve sürekli tutacaklarını biliyor 🙂 

Hal böyle olunca hiçbir çocuk “Dur ben oyun oynamak yerine, biraz kitap okuyayım” demez. Ama hem kitap okumayı seven hem de oyun oynayan çocuklar yetiştirebiliriz 🙂 

Bu da çocuklarınıza seçenek sunarak olabilir. Nasıl kitap okuma zamanı belirlediyseniz oyun oynama zamanı da belirlemelisiniz. Örneğin haftanın üç günü birer saat gibi. Yani çocuğun oyun oynama özgürlüğünü elinden almamalısınız. Kitap okumanın yanı sıra oyun oynayacağını bilmeli. 

  1. Aylık dergi alın.

Her ay çocuğunuzla birlikte bir dergi alın. Dergiler genellikle günceli takip eder yeni şeyler hakkında bilgi verir. Bilimsel ve edebi yazılar, karikatürler ve çizimler olur. Her ay çıkan bir bilim dergisi, karikatür ya da başka türde bir dergiyi takip edin. Bu da çocuğunuzun ilgisini çekebilir dergiden merakını güdüleyen başka kitapları almak, araştırmak isteyebilir. 

Bu önerilerim gözünüzde büyümüş olabilir. “Ben çalışan ebeveynim vaktim olmuyor.” diyebilirsiniz. Her güzel ve iyi şeylerde olduğu gibi bu da emek ve zaman isteyen bir şey. Her gün çocuğunuza ayıracağınız 40 dakikanız mutlaka vardır. Daha fazlası da olmalı.. En önemli görevimiz çocuklarımızı iyi yetiştirmek… Sanırım dünyadaki en kutsal görevlerden biri bu. Çocuklar geleceğe yapılmış bir yatırımdır. 

Son olarak bu önerilerimi uygulamaya geçenlerin yorumlarını bekliyorum. “Çocuğumla okuyorum” projesi başlatalım ne dersiniz?